anasayfa   
 
 


Hayal mi gerçektir
gerçek mi hayaldir?

Mitat Alam Film
Merkezi

Tek İhtiyacımız
Yağ ve Çökelek

Gerçek
Nerede Başlar?

Gölgenin sesi: Sî û Ba

Sony Bmg En Iyi Film

 

 

 

Tek İhtiyacımız Yağ ve Çökelek [Evrensel]

Öncelikle üretimlerinizle başlayalım isterseniz?
Tabii ki. Şimdiye kadar sadece kısa filmle ilgili uğraşlarım ve üretimim oldu. İkisi benim olmak üzre toplam üç kısa filmin yaratım sürecine katıldım. ´Kırıntı´ adlı kısa filmi 2004 yılında Dersim"de çektim. İki yıl aradan sonra ´Sî û Ba´ isimli ikinci kısa filmi Urfa Viranşehir"de tamamladım. Son olarak Erol Mintaş"ın yönetmenliğini yaptığı ´Bûtîmar´ isimli kısafilmin görüntü yönetmenliğini yaptım.

Dersimlisiniz, böyle sorunlu bir cografyada bu işi yapmak zor olmuyor mu ve bu zorluklar sanatınıza nasıl yansıyor?
Bağımsız çalışmaya özen gösteriyorum. Omuzlarımda göstermenin sorumluluğunu ağır bir taş gibi taşırken, bunun yanına başka veballeri de eklemek istemiyorum. Sanat, sanatçının vicdan meselesidir. Bir nehrin yatağındaki taşlarla mücadele etme biçimi. Dersim"de ya da başka bir yerde, bizimle aynı perspektiften iş yapanların koşulları inanılmaz derecede bir birine benziyor. Ancak izleyici başınıza neler geldiğiyle değil başınıza gelenlerden ne çıkardığınızla ilgileniyor. Türkiye"de yükselmek için uygun koşulları yoklayan büyük bir dip dalga mevcut. Kurumların bu dalgaya karşı takınacakları tavır dalganın niteliği üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olacak. Bu yönüyle, özellikle Kürt Sinemasının ciddi bir perspektif sorunu olduğunu düşünüyorum. Çünkü kendi dilini susmuş bir sinema ile karşı karşıyayız.  

Kurumlardan nasıl bir destek görüyorsunuz? Ya da beklentileriniz neler?
Eğer bugün sinemadan söz edebiliyorsam, bunda mütevazi bir şekilde katkıları olan bir çok kişiden söz edebilirim. ´Sî û Ba´ (Gölge ve Rüzgar)"yı çekerken Mardin Yalım Belediye Başkanı Abdulkerim Adam filmin tüm finansmanını sağlamıştı, kendisine minettarım. Etrafımıza baktığımızda bir ´Mehmet Atlı Müzik´ kurumundan söz edemiyor olsak da neredeyse bir çok kısa filmcinin filmini tamamlar tamamlamaz ilk nefes aldıkları adres; Mehmet Atlı"dır. Mütevazi bir tavırla bir çoğumuzun emeklemekte olan filmlerine müzikler yaptı. Kurum olma noktasında inandığım şey bu: ortaya nitelikli iş koymak! Ve bunu yaparken herşeyin o kadar hantal bir bürokraside işlemesi de gerekmiyor.  Tıpkı biz kısa filmcilerin zımnen kabul ettiğimiz ´Mehmet Atlı Müzik´ gibi...

Sizin de söylediğiniz gibi kısa film bir dip dalga olarak yükselmeyi bekliyor. Bu anlamda sizin gençlerle nasıl bir ilişkiniz var?
Sinema öyle bir mecraya çekildi ki artık herkesin çekilmeyi bekleyen bir senaryosu daha kötü bir ihtimalle, yazılmayı bekleyen bir öyküsü var. Ancak hızın herşeyi belirlediği günümüz koşullarında kimse elini taşın altına koymaya yanaşmıyor. Sinema açısından cazip olanın yalnızca popülerliğinin yüksekliğiyle sınırlı olduğunu anlıyorsunuz.  Bu nedenle fantazi dünyasında meydana gelenler yine oraya gömülüyor. Benim gençlere sunabileceğim tek şey deneyimlerimden süzdüklerimdir. Onu da sunmaktan hiç bir zaman imtina etmedim. Bir şeyleri ortaya koymanın öyle gizli bir sırrı falan da yok zaten. Ne yapmak istediğimizi biliyorsak geriye yalnızca bir şey kalıyor: asla vazgeçmemek.

Peki siz neler yapıyorsunuz? Kısa vadede önünüze koyduğunuz bir projeniz var mı?
Bu sonbaharda Zeynel Genco nun yönetmenliğini yapacağı ´Ekim Korkusu´ isimli uzun metraj bir filmin çekimlerine başlayacağız. 70"li yıllarda Dersim"in bir köyünde geçen, herkesin hayalini süsleyen devrim ruhuna, romantizme uygun, yöre insanının mizahi tavrı ile ele alan ve beklenti teması üzerine senaryolaştırılmış bir hikaye. Yıllardır önümüze koyduğumuz ancak bir türlü çekimlerine başlayamadığımız bir film bu. Sonunda karar verdik; filmi çekmek için ihtiyacımız olan tek şey yağ/çökelek. Onu da temin etmiş durumdayız.